ORC Araştırma’nın 25-27 Ağustos 2025 tarihleri arasında 26 ilde, 3160 katılımcıyla yaptığı son seçim anketi, siyasetteki dengelerin yeniden değiştiğini gösteriyor. Ankete göre Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) %30,9 ile ilk sırada yer alırken, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) %30,8 ile neredeyse başa baş bir noktaya geldi.
CHP’de Oy Kaybının Sebepleri
CHP’nin geçtiğimiz yıl anketlerde yakaladığı ivmeye rağmen son dönemde oy oranında bir duraklama, hatta gerileme olduğu görülüyor. Bunun en büyük nedenleri arasında:
- Belediyelerde yaşanan yolsuzluk iddiaları: CHP’li bazı büyükşehir belediyelerinde gündeme gelen yolsuzluk dosyaları partiye duyulan güveni sarstı.
- Somut projelerin sunulmaması: Ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde CHP’nin vatandaşın gündelik hayatına dokunan kapsamlı çözümler üretememesi eleştiriliyor.
- Parti içi çekişmeler: Genel merkez ile yerel yönetimler arasındaki gerilimler, parti içinde birlik görüntüsünü zayıflattı.
- Belediyelerde hizmet eksikliği: Özellikle büyük şehirlerde altyapı, ulaşım ve sosyal yardımlar konusunda vatandaşların memnuniyetsizliği dikkat çekiyor.
AK Parti Yeniden Yükselişte
Uzun süredir iktidar yorgunluğu tartışmalarıyla gündeme gelen AK Parti ise anketlerde yeniden toparlanma sinyalleri veriyor. %30,8’lik oy oranıyla CHP’nin hemen arkasında yer alan AK Parti’nin yükselişinde:
- CHP’ye duyulan güven kaybı,
- Muhafazakâr seçmenin yeniden konsolidasyonu,
- AK Parti’nin yerelde ve genelde yürüttüğü “istikrar” vurgulu söylemlerinin etkili olduğu belirtiliyor.
Diğer Partiler
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) %8,1 ile üçüncü sırada, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) %7,7 ile dördüncü sırada yer aldı. İYİ Parti %6 seviyesine gerilerken, Zafer Partisi %3,8, Yeniden Refah Partisi %2,7, Yenilik Partisi %2,2, Saadet Partisi %2,0, Demokrat Parti %1,9, Türkiye İşçi Partisi %1,7 oranında destek buldu.
Seçim Yarışı Kızışıyor
Sonuçlar, Türkiye siyasetinde CHP’nin oy avantajını kaybetmeye başladığını ve AK Parti’nin yeniden güçlü bir alternatif olarak öne çıktığını ortaya koyuyor. Ekonomik krizin gölgesinde, seçmenin güven arayışı ve hizmet beklentisi, önümüzdeki seçim sürecinde belirleyici olacak gibi görünüyor.